Limantepe su altı kazılarında tarihi roma yolu bulundu.

Urla’da 1992 yılından beri karada 2000 yılından beri de sualtında sürdürülen Limantepe Kazıları 2007 yılı çalışmaları devam ediyor. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hayat Erkanal başkanlığında yürütülen kazılar bu yıl özellikle turizme yönelik olarak gerçekleştiriliyor.
Bu yıl ki kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Limantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Hayat Erkanal, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da kazıların hem karada hem de denizde sürdüğünü söyledi. Erkanal, “Bu yıl karada yürüttüğümüz çalışmalar daha çok turizme yönelik. Daha önce yaptığımız çalışmaların bazı sorunlarını halletmek üzere belli noktalarda yoğunlaştık. Amacımız, bugüne kadar yapılan tüm çalışmaları gerek uluslararası, gerekse ulusal alanda yapacağımız yayınlarla sorunsuz olarak ortaya koymak. Bu amaçla bazı çalışmalar yaptık. Limantepe’de özellikle M.Ö. 2. bin yılına ait iki önemli evre bulunuyor. Bunlardan biri M.Ö. 3. binin ilk yarısına ait olan evre. Burada yaptığımız çalışmalarda bazı evler açığa çıkmıştı. Bu evlerin arka tarafları açığa çıkmadığı için boyutları konusunda tereddütlerimiz vardı. Bunu giderme amacıyla bir çalışma yapıldı. Bu çalışmalar sonuçlanmak üzere. Ama asıl önemli olan daha önce yaptığımız ve erken Tunç 2. dönemine ait büyük bir bastiyonun devamını araştırmaktı. Bu çalışmalar olumlu sonuç verdi ve bu kuleye bağlı ikinci bir kule daha açığa çıktı. Çalışmalarımız bunda sonra daha çok restorasyon ve sağlamlaştırmaya yönelik devam edecek. Hatta imkan bulabilirsek bir kısmının üstünü kapatacağız. Yürüme şeritleri, aydınlatma ve yönlendirme levhaları ile dışardan gelen vatandaşlara yaptığımız çalışmalar hakkında onların anlayabileceği şekilde bilgiler vereceğiz” dedi.
2000 yılından beri sualtı kazı çalışmalarını da gerçekleştirdiklerinin altını çizen Prof. Dr. Hayat Erkanal, “Daha önceki yıllarda sualtı çalışmalarımızı İsrail’in Hayfa Üniversitesi ile birlikte yapıyorduk ama aradan geçen zaman içinde Ankara Üniversitesi ve TÜBİTAK tarafından bizim eksik ekipmanlarımız sağlandı. Bu arada sualtında çalışacak uzman kadromuz yetiştirildi. Böylece kurumsallaşmamızın önü açıldı ve bu kurumsallaşma geçen yıl gerçekleştirildi. Ankara Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi adını alan kurumumuz aktif çalışmalarını ancak bu yıl ortaya koyabildi” dedi. Bu yıl sualtı daha geniş bir çalışma alanı oluşturduklarını vurgulayan Erkanal, “Bu yıl diğer yılların aksine daha geniş bir alan açmayı hedefledik ve bu bağlamda 2×6 metre boyutlarında bir çukur açtık. Amacımız, sualtında kalan tarih öncesi döneme ait mendireğin iç yüzünü açmak ve diğer taraftan da denizin altındaki tabakaları tespit ederek bu mendireğin ne zamanlarda kullanıldığını ortaya koymak. Bu çalışmalar devam ediyor ve kesin bir sonuca ulaşılamadı ve bu yıl da ulaşılması mümkün değil. Çünkü, tahminlerimize göre asıl hedefimize ulaşabilmek için deniz altında yaklaşık 10 metre bir çukur açmamız gerekiyor. İlk etapta yaptığımız çalışmalarda 1,5 metre derinliğe ulaştık ve denizin tabanının yani mendireğin iç kısmının tabanının büyük küp parçalarla kaplı olduğunu gördük. Bu küplerin büyüklükleri konusunda şu an bir bilgimiz yok ancak, rahatlıkla bir insanın içine girebileceği büyüklükte olduğunu tahmin ediyoruz. Ne amaçla kullanıldığını bilmiyoruz. O dönemde bunların her türlü gıda maddesini taşıyabilecek kapasitede oldukları belli. Sayıları o kadar fazla ki bunların 1,2 gemiden daha fazlasından düşmüş olmaları gerekiyor. Bunu da şimdi söylemek mümkün değil. Ama bu seneki çalışmalarımızın sonuçlarından bir tanesini bu oluşturacak” dedi.
Teknik imkanlarını geliştirerek sualtında başka çalışmalar da yaptıklarının altını çizen Prof. Dr. Hayat Erkanal, Roma döneminde Karantina Adası’nı Limantepe’ye bağlayan yolu tespit ettik. Şu anki mevcut yola baktığımızda 50 ile 110 metre açığında bulunuyor. Bir kavis çizerek Limantepe’den Karantina Adası’nın güney ucuyla birleşiyor. O dönemde çevreden çok sayıda gelişi güzel tonlarca taş toplanarak bu yolun tabanı oluşturulmuş ve bunun üzerine yol inşa edilmiş. Bu yol denizi doğu ve batı olmak üzere ikiye bölmüş ve bağlantısını koparmıştır. Denizin bağlantısı kesildikten sonra özellikle doğu kesiminde bir yığılma olmuştur. Bugünkü yol bu yığılmanın üzerine yapılmıştır. Hatta bu yolun hemen yanında belki Osmanlı döneminde belki Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış olan bu yolun kalıntılarını görmek mümkün. Biz bulduğumuz Roma dönemindeki yolun şimdiki yolun altında kaldığını düşünüyorduk. Ama yıl yaptığımız çalışmalar neticesinde bu düşünce tamamen değişti. Gerek fotoğraf gerekse çizimlerle bu çalışmalarımızı kamuoyuna duyuracağız. Çünkü Karantina Adası Roma döneminde büyük bir iskana tabi tutulmuş. Pek çok villa açığa çıkarılmış, özellikle 8-10 bin kişilik bir amfi tiyatro ortaya çıkmıştır. Bu da bu denli yoğunluğun olduğu adanın karayla sıkı bir bağını ortaya koyuyor ve bu ortaya çıkarttığımız yol bu nedenle çok önemlidir” dedi.
Limantepe yapılan çalışmaları bilim dünyasının yakından takip ettiğini burada yapılan çalışmalar hakkında bilgi sahibi olduklarını ancak yöre halkını da konu hakkında bilgilendirmek amacıyla da çeşitli çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Erkanal, “Bu nedenle Urla Belediyesi tarafından Ankara Üniversitesi’ne Sualtı Arkeoloji Müzesi yapılmak üzere devredilen binaların restorasyon çalışmalarına başlanacak. Hatta bu yıl en azından binanın tabelasını asmak ve resmi bir kurum haline getirmek. Böylece Bodrum’dan sonra Urla Sualtı Arkeoloji Müzesi de sadece yöre halkının değil tüm ilgi duyanlara, merak edenlere hizmet edecek” dedi.
Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin Urla Belediyesi’nin tahsis ettiği 16 dönümlük arazide faaliyetlerini sürdürdüğünü yapılacak olan ek binalarla burasının bir auları kampusü xhalne geleceğini söyleyen Prof. Dr. Hayat Erkanal, “Buraya kütüphane, laboratuar, konferans salonu, depo, konaklama binaları hatta bunun ötesinde arkeopark planlamış bulunuyoruz. Önümüzdeki yıllarda tamamlanacak olan Sualtı Arkeoloji kampusünde çok daha farklı çalışmalar yapma imkanı bulacağız. Amacımız sadece 3-4 ay değil yılın 12 ayı bu merkezin hizmet vermesini sağlamak” dedi.
Mehmet Emeç
Urla Bld. Basın Bürosu
Yazı : http://www.urla.bel.tr adresinden alıntıdır..
